Ezineye vardım ve şu her yerde yazan ezine peynirli bir kahvaltı yapayım dedim. Daha iyi bi yeri bekleyemedim ve daldım. Kahvaltı, ezine peyniri ismindeki şey ve melemen iyi değildi ama gerçekten o durumdayken yine de harikulade bir ziyafet oldu. (Çanakkale-Ezine 55 km.) ve mola verdim. saat 11:00. saat 15:00 a kadar oradaydım. Yatmak için bi yer bulmuştum ama uyuyamadım. sinekler!! böcek spreyinizi alın hatta bi cibinlik dikin . ah ah...süper olurdu bi cibinlik.
Şu yolu da buradan gösterelim...
Ayvacık'tan sonraki sapak. Aslında Ayvacığa girdiğimde sapmak gerekiyordu. Ama Ayvacıkta olduğumu farkedemeden Ayvacı'ktan çıkınca geç kaldım :) . Çünkü tabela filan görmedim ve yolu da soramadım. Burası Ahmetce Köyü sapağı.
o
İşte Ahmetçe köyü sapağından sorna yol zevkli bir hale giriveriyor. Daha doğa ile iç içe durumu oluşuyor. Ezine Ayvacık arası bu bakımdan kuru. Ama yine de o aşamada da biziklet sürmek zevkliydi.
Bu amca önce benim nereden geldiğimi turist iletişimi modunda yokladı. İstanbul'u duyunca bikaç türkü tutturdu.
page 2 of 4
Ezine'ye saat 11 gibi 55 km sonunda bitkin bi vaziyette ulaştım.Güntepe Restaurant! isminde bir yere daldım. Ufak bir yoklama sonrası kahvaltı ve melemen istedim ve uzandım yere sipariş gelene kadar :). İştah süperdi. Genelde yoktur bende bundan ama o esnada harikaydı ziyafet gibiydi melemen ve Ezine Peyniri isimli şeyi pek beğenmesem de. Yemekten sonra uzanacak bir yer bulabilir miyim diye sordum. Karşıdaki karayolları binasını gösterdiler. Terkedilmiş. Oraya gittim. Etrafı kolaçan ettim ve saat 14'e kadar uyumaya karar verdim orada.
Ama olmadı. Sinekler deli ettiler beni. uzun süre öldürmeyeyim diye sıktım dişimi ama 2 saat sonra ava başladım çünkü uyumak zorundaydım. Etrafı temizledikten sonra tekrar yattım ama 10 dakika sonra yeni bir devriye geldi!! sonra anladım ki bu sinek böcek tayfası öyle bizim bildiğimiz gibi başıboş iş görmüyorlar. Bir bölgede açık mı var! hoop oraya yeni bir devriye atanıyor! anlayacağınızatama merkezini de bulamayınca sineklerden kurtulamadım ve uyuyamadım! Velhasılı kelam:) yanınıza sprey almadan hatta hatta kolay kurulur bir cibinlik yapıp onu almadan yola filan çıkmayınız. yolculuktaki en en en büyük sorunum bu oldu. Çünkü o kadar yorgun hissediyorken uyuyamamak işkence oldu.
Saat 14:00 'e kadar orada uzandım. Hava gerçekten çok sıcaktı. Birşeyler yemek için aynı mekana gittim ve köfte ve kola istedim. Bunları sildikten sonra yola çıktım saat 14:30-15:00 gibi.
Bana Ayvacık'tan Küçükkuyu'ya kadar 15 km'lik yeni bir yol yapıldığı bilgisini verdiler orada. Yolun düz ve tenha olduğunu ve eğer bu yol yerine eski yoldan gidersem dağa tırmanmak zorunda kalacağımdan bahsettiler. Bu haber harikaydı. Ayvacık'a girince mutlaka sormamı söylediler yeni yolu çünkü yolun bitiminin sorunlu olması nedeniyle trafiğe tam olarak açılmadığını, bun edenle de tabela olmadığını söylediler.
Ezine - Ayvacık arasında yol daha eğimli idi ve çakıl asfalt daha seyrekleşti. Bu asfalttaki çakıllar daha seyrek ve hatta serbest olunca sürüş daha da zorlaştı. Ayvacığa geldiğimi farkedemediğimden dolayı bahsedilen sapağı geçtim ve bir tırmanma bölümünü aşmak zorunda kaldım. mesafeyi tam olarak söyleyemeyeceğim ama en az 10 km. kadar vardı. Sonra belki başka bir yol bulabilirim diyerek bir sapaktan döndüm ve sordum. Ahmetçe Köyü sapağı olduğunu öğrendim. Ve bu köyden çıkınca o yolun çıkışna ulaşıldığını öğrendim. Bu sapaktan sonra yol daha keyifli bir hal aldı çünkü daha doğal bir ortam vardı.